
Mehmet Aslantuğ
Okulumuz (Kızıltepe Anadolu Lisesi) saat 15.00′te dağılırken alel acele eve gidişlerimin sebebi atv‘de yayınlanan ve hala “keşke yine yayınlansa da izlesek” dediğim Sıcak Saatler‘di… Günümüz salak Türk dizilerinden kat bekat kaliteli, en azından konusu olan zamanının standartlarının üstünde bir diziydi Sıcak Saatler. Aklımda en çok yer eden bölümlerinden birisi de Mehmet Aslantuğ’un Cehennem Cevdet’le olan diyaloglarıydı. Hani manzara koyar mı bilmiyorum ama Ocean’s X serisindeki Danny ile Rusty arasındaki diyaloglara çok benziyor. Daha doğrusu Ocean’s'taki diyaloglar ona benziyordu
Kenan Işık’ı da ilk orada tanımıştım. Yanlış hatırlamıyorsam bir radyo programı yapıyordu ve dizide kesitler veriliyordu programdan. Kenan Işık’ın o tok ve insanı hayal aleminde serüvenden serüvene taşıyan o mikrofonik sesiyle bir şiir programı yapıyordu. Zaten bu konuyu da yazmamım sebebi de bu sevgili okuyucu. Yani şiir. Kenan Işık’tan değil ama inan ki bu da harika. Mehmet Aslantuğ bölümlerden birinde Attila İlhan’ın Ben Sana Mecburum şiirini okuyordu. Yazının altına linkini ekliyorum. Tıkla ve dinle, eminim seveceksin
Mehmet Aslantuğ – Ben Sana Mecburum
Categories: Attila İlhan, Kategorisiz, şiir
Etiketler:Ahmet Yurdakul, Arzum Onan, Attila İlhan, atv, Aytaç Yörükaslan, ben sana mecburum, Bora Ebeoğlu, Cengiz Onural, Detay Film, kenan ışık, mehmet aslantuğ, Nihat Nikerel, Osman Sınav, Oya Ebeoğlu, saatler, sıcak

Attila İlhan
Erdal Can’ın anısına…
gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım
ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
Attila İlhan
Not: Attila İlhan’ın , alfabenin bütün harflerinin kullanıldığı şiiridir.jezabel’de sanırım sırf bu j harfi yüzünden kullanılmış.
Attila İlhan – Üçüncü Şahsın Şiiri

Attila İlhan
sayende sayebân olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar
vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri Devamını oku…
Not: Programın sondan 40 dakikalık bir bölümü yer alıyor, daha öncesini yakalayıp kaydedemedim.
Attila İlhan: …şimdi böyle bir durum ortaya çıktığı zaman Türkiye’de 3 sektörde çok ciddi bir ulusallık gerekiyor. Çünkü bu 3 sektörde ne Almanya taviz veriyor ne Fransa, ne İtalya, ne İspanya veriyor, Avrupa Birliği’ndeki ülkeler. Bir, maarif milli olacaktır. Yani milli eğitim tedrisat kesinlikle milli olacaktır. Bunun böyle yabancı da gelsin de o da mektebini açsın da bu çocuklarım yabancı dil… yabancı dil öğrenmek başka, yabancı dille tedrisat başka. Yabancı dili öğrensinler. Tabi Türk okullarında da öğrenebilirler, herkes öğrensin, iyi bir şey, hiç kimse yabancı dil öğrenmesin demiyor. Dediğimiz şu, yabancı dille çocukları eğitemezsin, yabancılaşır, önce halkına yabancılaşır. Kaynak: www.haberbilgi.com
Devamını oku…
Yabancı dille eğitim ve Türkiye’nin kültürsüzleştirilmesi üzerine izleyicilerden gelen mektuplar ve Attila İlhan’ın yorumları.
(Programın son 12 dakikasını kaydedebilmiştim, daha öncesi bulunmuyor.)
Attila İlhan: …bir hayli mektup geldi. Bunlardan bir tanesi: Bu misyoner okulları ile ilgili olarak internette ilginç bir belgeye rastladım. Site, Amerikan Devlet Bakanlığı’nın web sitesi, ve orada bir taraftan yurt dışındaki Amerikan okulları bize bağlı değildir diyorlar, ama diğer taraftan da bu okullara yılda 400 milyon dolarlık bütçe veriyoruz diyorlar. Yani bu ne perhiz…dedirtiyor insana. Özetle sizin misyoner okullarıyla ilgili görüşleriniz tamamen haklı çıkarılır niteliktedir. … Devamını oku…
Son Yorumlar