bir şey var aramızda
senin bakışından belli
benim yanan yüzümden
dalıveriyoruz arada bir
ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki
gülüşerek başlıyoruz söze
bir şey var aramızda
onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
fakat ne kadar saklasak nafile
bir şey var aramızda
senin gözlerinde ışıldıyor
benim dilimin ucunda
nahit ulvi akgün

Mehmet Aslantuğ
Okulumuz (Kızıltepe Anadolu Lisesi) saat 15.00′te dağılırken alel acele eve gidişlerimin sebebi atv‘de yayınlanan ve hala “keşke yine yayınlansa da izlesek” dediğim Sıcak Saatler‘di… Günümüz salak Türk dizilerinden kat bekat kaliteli, en azından konusu olan zamanının standartlarının üstünde bir diziydi Sıcak Saatler. Aklımda en çok yer eden bölümlerinden birisi de Mehmet Aslantuğ’un Cehennem Cevdet’le olan diyaloglarıydı. Hani manzara koyar mı bilmiyorum ama Ocean’s X serisindeki Danny ile Rusty arasındaki diyaloglara çok benziyor. Daha doğrusu Ocean’s'taki diyaloglar ona benziyordu
Kenan Işık’ı da ilk orada tanımıştım. Yanlış hatırlamıyorsam bir radyo programı yapıyordu ve dizide kesitler veriliyordu programdan. Kenan Işık’ın o tok ve insanı hayal aleminde serüvenden serüvene taşıyan o mikrofonik sesiyle bir şiir programı yapıyordu. Zaten bu konuyu da yazmamım sebebi de bu sevgili okuyucu. Yani şiir. Kenan Işık’tan değil ama inan ki bu da harika. Mehmet Aslantuğ bölümlerden birinde Attila İlhan’ın Ben Sana Mecburum şiirini okuyordu. Yazının altına linkini ekliyorum. Tıkla ve dinle, eminim seveceksin
Mehmet Aslantuğ – Ben Sana Mecburum
Categories: Attila İlhan, Kategorisiz, şiir
Etiketler:Ahmet Yurdakul, Arzum Onan, Attila İlhan, atv, Aytaç Yörükaslan, ben sana mecburum, Bora Ebeoğlu, Cengiz Onural, Detay Film, kenan ışık, mehmet aslantuğ, Nihat Nikerel, Osman Sınav, Oya Ebeoğlu, saatler, sıcak

Attila İlhan
Erdal Can’ın anısına…
gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım
ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım
akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
Attila İlhan
Not: Attila İlhan’ın , alfabenin bütün harflerinin kullanıldığı şiiridir.jezabel’de sanırım sırf bu j harfi yüzünden kullanılmış.
Attila İlhan – Üçüncü Şahsın Şiiri

Mehmet Akif Ersoy
“İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım?” (A’râf Suresi 155. Ayetin bir kısmı)
Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!
Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun!
Yandık diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!
Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,
Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!
Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn’i,
En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn’i!…
Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz’ın
Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın
Emvâci hurûş-âver olurken melekûta?
Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş’al-i vahdet,
Teslis ile çöksün mü bütün âleme zulmet?
Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman
Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban? Devamını oku…

Ahmet Telli
Kuş Ölümleri
Gittikçe yanlızlaşıyorum bir sen varsın
karşılığı olmayan sorular düşüyor aklıma
ve kuşların intihar tasarısından söz ediliyor kentte
soğuyan ellerinde kalıyorum bir kırlangıç gibi
Ellerin bir mecnun yurdu, upuzun bir sessizlik
birlikte okuduğumuz kitaplar kadar sımsıcak
Biz bu kitapları ne zaman okuduk ve niçin
her satırını çizip notlar düştük kıyılarına
Dünya upuzun bir çöl sanki, bir buzul kütlesi
karşılık bulamıyorsun aklıma düşen sorulara
ve düşüp duruyor kırlangıçlar, üşüyorum
bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz Devamını oku…

Ahmet Arif
1.
Bu dağ Mengene dağıdır
Tanyeri atanda Van’da
Bu dağ Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karşı
Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari guvercinler su başlarında
Ve karaca sürüsü
Keklik takımı…
Yiğitlik inkar gelinmez
Teke tek doğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yan, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuzüç kurşunlu yürek
Otuzuç kan pınarı
Akmaz
Göl olmuş bu dağda… Devamını oku…

Attila İlhan
sayende sayebân olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar
vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri Devamını oku…
Son Yorumlar