Gazayıntap
Okul dolayısıyla Ayıntapta bulunmamdan ötürü çektiğim birkaç foto. Makina Nokia N79…
Bu fotoları ekleme işine ara ara devam edeceğimdir.
Okul dolayısıyla Ayıntapta bulunmamdan ötürü çektiğim birkaç foto. Makina Nokia N79…
Bu fotoları ekleme işine ara ara devam edeceğimdir.
• Süper Baba’nın müziğini flütle çalmışsanız
• LC Waikiki veya benetton tüm renkleriyle
kıyafetlerinizde önemli markalar olduysa…
• SHOW TV’nin müziğini hala hatırlıyorsanız
dup dıbu dıp dıp dıbı dıp dum…Tabi ki bir de
:İyi TV eyç bi bi, eyç bi bi iyi TV
• Önce hüplet sonra gümlet’ hayat felsefeniz olmuşsa
Devamını oku…
Dünyanın en ünlü müzik kanalı MTV’de yayınlanan Pimp My Ride diye Xzibit diye rapci bir zibidinin sunduğu Pimp My Ride diye paranın saçıldığı bir program vardı (Hala devam ediyor da olabilir, bana inanmayın). Kırık dökük arabaların baştan aşağı yeniledikleri yetmezmiş gibi Fiat Bis gibi arabalara 19″ jant ve LCD panellerin, bir sürü hoparlörün takıldığı abartılı bir programdı. Worth 1000 ekibi de boş durmamış bu programı tii’ye alan bir dizi montaj yapmışlar. İlgini çekiyorsa geç içeri bak!

Mini - FHM
Ixir, Superonline, e-kolay gibi internet servis sağlayıcılarının cirit attığı dönemde dakika hesabı ile internete girdiğimi çok iyi hatırlıyorum. Tabii bağlanır bağlanmaz hattan düştüğümde tekrar girişteki peşin alınan 1 saatlik bağlantı ücreti ile bana girecek faturayı da… Zaman sınırı sözkonusu olduğunda favori sayfaları toplamak bir yere dergilerde, orada burada bulduğum adreslere gireceğim listede giriş sıralaması bile söz konusuydu benim için. Hal bu kadar değerli olunca internete girdiğim zamanı da iyi değerlendirmek istiyordum. Hatta mümkünse, o anda bütün interneti download etmek istiyordum
Devamını oku…
Geçenlerde Chip dergisinin web sitesinde dolaşıyordum ki ne göreyim! Şaka len şaka. Öyle ünlem münlem olunca hemen heyecanlandın dimi
Başarılı reklamların fotoğraflarını çekip bir galeri oluşturmuştular. Ben de beğendim, seninle paylaşayım istedim. Sonra düşündüm, “ülen link versem yarın öbürgün altyapı falan değişir, link gümler… En iyisi ben bunların bir kopyasını Bişi Mişi’ye ekleyeyim.” dedim kendi kendime. Zeki tasarlanmış reklamlar da var aralarında. Seni bilmiyorum ama ben salak bir filmi izlemektense iyi bir reklam izlemeyi tercih ederim. Ya da sokakta iyi tasarlanmış bir billboard görmeyi. Ne bileyim öyle işte. Takdir ediyorum o dikkat çekici tasarımların sahibi zekaları. Neyse, yine uzatmaya başladım. Mevzu moka sarmadan galeriye geç te göz at reklamlara. Beğenmezsen para yok. Devamını oku…

Lost
İyisiyle kötüsüyle denir ya. Lost’un 4. sezonu bitti ve biz kimin iyi ve kimin kötü olduğunu bilmiyoruz. Yeni sezon için yaklaşık 8 ya da 9 aylık bir zaman bekleyeceğiz. Acaba bütün oyuncuları öldürdüler de yeni bir elenman ekleyecekler de en iyisi baştan mı yapalım dedi
Öff bea. Harbiden kötüydü
O kadar çok şey oldu ki 3 bölümlük sezon finalinde şimdi neresinden başlayıp neresinden bitireceğimi kestiremiyorum açıkçası. Teknolojinin dibine vurmuş bir adada zaman-mekan arasındaki yolculukları o kadar teknolojiye rağmen tahta bir dümenle yapıyorlar. Adanın bir dümüni var yau. Olur şey değil. Heaa bir de o dümeni kontrol edebilmek için bir de zaman makinasına sıçtı Benjamin iti… Sonra Bombacı Mülayim John Locke bir tabutun içinde göründü. Jack adadan sittir olduğu halde geri dönmek istiyor. Devamını oku…
Şimdiye kadar izlediğim en sağlam animasyon Shrek’ti. Üçleme genel manada fena değildi. Her ne kadar 3. filmde biraz batırmış olsalar da… Bugun 2004 yapımı bir film izledim. Filmin adı The Incredibles. Film, Brad Bird tarafından yazılmış ve yönetilmiş. İtiraf etmeliyim ki şimdiye kadar izlediğim en sağlam komedik-animasyon filmdi. Kesinlikle muhteşemdi. Film IMDB ziyaretçileri tarafından 10 üzerinden 8.2 puan almış durumda. Bu da IMDB listelerinden filmleri takip edenler bilir ki çok çok iyi bir rakam. Her şeyden önce kaşımızda tombik bir süper sigortacı pardon süper kahraman var. Olay aslında şu; verdikleri zarar ziyandan dolayı 3 süper kahraman, devlet tarafında süper kahramanlıktan alınırlar yaklaşık 15 sene boyunca normal bir hayat yaşamaya çalışırlar. Tabii bu arada elastik kızımız ve tombik kahramanımız evlenir ve 3 çocuları olur ama geçmişleri onların peşini bırakmaz. Genel olarak çok çok eğlenceli bir filmdi benim için. Devamını oku…
Rambo benim çocukluk kahramanım. Tek geçerdim kendisini. Hatta şöyle ki dershanede deneme sınavlarında nickname modası başladığında John J. Rambo olarak okuyordu hocalar benim sınav sonuçlarımı
Neyse uzatmayayım, direk mevzuya geçiyorum. Rambo serisi, sürekli kurulu siyasi ve askeri düzeni sorgulamış kendine hayrı olmayan bir adamın akıllara durgunluk veren, bizim cehennem dediğimiz yere evim diyen bir adamın sürekleyici serüveni ol(muş)du. Bu yazıyı biraz can sıkıntısından, biraz da kan bankasının varoluş sebebini sorgulamamdan ötürü yazıyorum. Biliyorsun geçen sene Rambo serisi, John Rambo diyerek tutmuş bir üçlemeye quartet adayı oldu. 2007 yılında gösterime girdi ve pek te olumlu not alamadı eleştirmenlerden. Ama izleyiciler tarafında da aynı şey geçerli mi bilmiyorum. Kendi adıma konuşmam ( ya da yazmam
) gerekirse diğer dandirik ama kalbimiz de o derece yer eden üçlemeye göre en gerçekçi film bu oldu bence. En azından çarpışma sahneleri daha olağan… Devamını oku…
Ben de döneme ve modaya ayak uydurdum. Baktım iş böyle yürümeyecek, diğer türlüsünü de yapmaya terbiyem müsade etmeyince ben de bir kurbağanın olabildiği en seksi fotoğraflarının bir galerisini oluşturdum. Eheehe. Neyse geçelim işin boş tarafını. Efenim Worth1000 sitesinde dolanırkene tikky trendinden nasibini almış hayvanların galerisini görünce buraya bir derlemesini ekleyeyim istedim. Beğenirsen ne ala
Son Yorumlar